15 temmuz, başarısız darbe girişimi

Türkiye’nin İlk Başarısız Darbe Girişimi. Geçtiğimiz 2016 yılının 15 Temmuz’unda ülkemizde yaşanan darbe girişimi, halkımızın demokrasiye sahip çıkması ve siyasi iradenin kararlılığı sayesinde atlatılabildi. Cumhuriyet tarihinde buna benzer birçok darbe girişimi yaşanmış ve bir çoğu da ne yazık ki darbeciler açısından başarıyla sonuçlanmıştı. Ancak yakın tarihimizde gerçekleşmiş olmasına rağmen pek bilinmeyen ve üzerinde fazla konuşulmayan başka başarısız darbe girişimleri de olmuştur.

İlk darbe girişimleri. (1960,1962,1963)

Türkiye’nin İlk Başarısız Darbe Girişimi. 1945 yılında çok partili siyasi hayata geçilmesiyle birlikte ordu içindeki subaylar da siviller gibi politikayla ilgilenmeye başlamışlardı. Bunun sonucunda ülkemizde 1960, 1962 ve 1963 yıllarında üç kez ordu tarafından siyasete müdahale edilmiştir. Bunlardan ilki olan 27 Mayıs 1960 darbesi darbeciler açısından başarılı olmuş ancak sonradan gelen 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bu başarısız iki darbe girişiminin ardındaki isim ise o dönemde kurmay albay rütbesinde olan Kara Harp Okulu komutanı Talat Aydemir idi.

talat aydemir darbe girişimi

Talat Aydemir de kim ?

Aydemir hırslı, kendince idealleri olan ama acelesi ve cüretkar bir asker olarak tanınıyordu. 1956-1959 yılları arasında iktidarda bulunan Demokrat Parti hükümetine karşı darbe yapmak için örgütlenen cunta içerisinde de baş rolde idi. Ancak kaderin cilvesi; 1959 yılında Kore’deki Türk birliğinde görevlendirildiği için 27 Mayıs 1960 darbe hareketine katılamadı ve bu nedenle de darbe sonrasında ülke yönetiminde söz sahibi olan Milli Birli Komitesi’nde yer alamadı. Müdahale sonrası 1960 Haziran ayında Türkiye’ye döndüğünde kendisine haksızlık yapıldığı düşüncesindeydi.

O darbe sonrası neler oldu ?

Darbeden sonra ordu ikiye ayrılmıştı. Bir grup işleri düzelttikten sonra iktidarı sivillere bırakmayı amaçlıyordu. Talat Aydemir‘in başında olduğu diğer grup ise askeri yönetimin iktidarda kalmasını savunuyordu. 27 Mayıs darbesinin ardından Başbakan Adnan Menderes‘in asılmasının hemen ardından yapılan seçimlerde Demokrat Parti’nin devamı olan Adalet Parti %35 oy alarak Cumhuriyet Halk Parti ile koalisyon ortağı olması ordu içerisinde darbenin tam anlamıyla başarıya ulaşamadığı fikrini egemen kılmaya başladı. Ve bu da liderliğini Talat Aydemir‘in yaptığı albaylar cuntasının iyice güçlenmesine neden oldu.

En Büyük Destekçiler!

Cuntayı destekleyenler arasında üniversiteden ünlü profesörler, bilim adamları ve bazı ünlü gazeteciler de bulunuyor, cuntacılara yol gösteriyorlardı. Hatta Dünya Gazetesi sahiplerinden Falih Rıfkı Atay bir yazısında Aydemir’in gözlerine baktığımda Mustafa Kemal’in parıltısını görebiliyordum” yazabiliyordu. Onlara göre Aydemir müthiş bir insan ve kurtarıcıydı.

darbe girişimi sırasında yaşananlar

Talat Aydemir yandaşlarının harekete geçeceği haberi yayılmaya başladı.

En nihayet, Talat Aydemir ve arkadaşların 20-21 şubat gecesi harekete geçecekleri söylentisi yayılmaya başlamıştı Yaşananlar üzerine İsmet İnönü’nün başbakanlığındaki hükümet Talat Aydemir ve arkadaşlarının etkinliğini kırmak için Aydemir ve ona bağlı subayların Doğu’daki birliklere tayinini çıkararak bu oluşumu dağıtmak ister. Bunun üzerine Talat Aydemir Genel Kurmay Başkanlığı’na bir muhtıra gönderir ve tayinlerin durdurulmasını ister. Tayinler durdurulmazsa harekete geçilecektir. Ancak Genel Kurmay Başkanı muhtırayı reddeder. Bunun üzerine Aydemir emrinde olan Kara Harp Okulu’nu alarma geçirir. Yeni mezun olmuş teğmenler ve harp okulu öğrencileri silahlandırılır. Aynı zamanda Aydemir yanlısı 229. piyade alayı da harekete geçmiştir.

Bir anda Ankara’daki kritik mevkiler ele geçirilir. Bu arada Talat Aydemir‘in sağ kolu Cumhurbaşkanı Muhafız Alayı Komutanı Süvari Binbaşı Fetih Gürcan,emrindeki subay ve erler ile Çankaya Köşkü’nü kuşatarak toplantı halinde bulunan Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Başbakan İsmet İnönü, bazı bakanlar ve parti liderlerini ele geçirmiştir. Darbe girişimi başarılı olmuş gibidir. Ancak Talat Aydemir‘in telefonda Fetih Gürcan‘a hepsinin serbest bırakılmasını emrederek ”Bırakın gitsinler, benim onlarla işim yok !” demesi her şeyi değiştirir.

İsmet İnönü köşkten çıkarken yanındakilere gülümseyerek ”İşte şimdi kaybettiler.” diyerek bir anlamda darbenin sonucunu belirlemiştir. Hükümete bağlı birlikler kısa zamanda hakimiyeti ele geçirir. Çaresiz kalan Aydemir ve diğer komutanlar görevlerine iade edilmeleri şartıyla harekata son vereceklerini belirtir. Cumhurbaşkanı, hükümet ve genel Genelkurmay Başkanı bu teklifi kabul etmez. İsmet İnönü: ”Bu milletin haysiyetine, ordunun şerefine tecavüz edilmiştir. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Silahlı çatışmaya yol açmazlarsa affedebiliriz. Aslında cezaları kurşuna dizilmektir. Kendilerini emekliliğe sevk edeceğim” diyerek noktayı koyar. En sonunda Talat Aydemir saat 3:30 harekatı sonlandırdığını bildirir ve evine döner.

Peki cuntacıların akıbeti ne oldu ?

Türkiye’nin İlk Başarısız Darbe Girişimi. Ertesi gün tutuklanarak Genelkurmay Başkanlığında gözaltına alınır. 22 Şubat darbe girişimine katılanlar kan dökülmediği için ceza almadılar. Talat Aydemir ve üç albayla altmış dokuz subay ve dört astsubayın orduyla ilişiği kesildi. Aydemir de 10 mayıs 1962’de çıkarılan özel af yasasıyla serbest bırakıldı. Ancak 22 Şubat’ta yaşanan başarısızlığa rağmen Talat Aydemir ve arkadaşları rahat durmadı.

Türkiye’nin İlk Başarısız Darbe Girişimi. Hâla ordu içerisinde etkili olduğuna inanıyor ve özellikle Kara Harp Okulu öğrencilerine güveniyordu. 20 Mayıs 1963’de anayasada öngörülen reformların gerçekleşmediği gerekçesiyle ikinci bir darbe girişimi daha gerçekleştirilir. Ankara’daki radyo istasyonu ele geçirilerek silahlı kuvvetlerin içinde bulunulan kötü duruma son vermek için yönetime el koyduğu anonsu ile ihtilali duyurulmuş oldu. Ancak radyo binasına giden tank birliği henüz emniyeti almadan yapılan ihtilal duyurusu hükümet güçlerini hemen harekete geçirmişti. Sabaha karşı radyo binası Genelkurmaya bağlı birliklerce ele geçirilerek Genelkurmay Başkanlığının ültümatomu yayınlandı. İhtilal girişiminin başarısız olacağı ihtimali güçlendikçe ihtilali destekleyen birliklerde çözülmeler de artmaya başlamıştı. Saat 5:30’ta kalkan iki jet uçağına ihtilalcilerin mevzilerine ateş açma emri verilmiş ve destek vermek için harp okuluna doğru ilerleyen muhafız alayı, jetlerin yaylım ateşi açması sonucu dağılmışlardı. İhtilalciler de artık her şeyin bittiğine inanmışlardı. Bir bir teslim oldular ve tutuklanarak askeri cezaevine kapatıldılar.

Peki Sonuçlar Nasıl Oldu?

Türkiye’nin İlk Başarısız Darbe Girişimi. 21 Mayıs olaylarında 8 kişi ölmüş, 26 kişi yaralanmış, birçok askeri araç da hasara uğramıştı. İlk duruşma 7 Haziran 1963’de Mamak Muharebe Okulu’nun sinema salonunda başladı. Duruşmalar neticesinde Talat Aydemir, Binbaşı Fetih Gürcan, Yarbay Osman Deniz ve Üstteğmen Erol Dinçer idam cezasına çarptırıldılar. 1459 harp okulu öğrencilerinin de harp okulla ilişiği kesildi. Bu nedenle Kara Harp Okulu 1963-1964 yıllarında mezun vermemişti. Meclis Yarbay Osman Deniz ile Üstteğmen Erol Dinçer’in idam cezalarını müebbet hapse çevirir. Talat Aydemir ve Fetih Gürcan’ın idam kararını onaylar. Fetih Gürcan’ın özel avukatları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne başvurarak idam cezalarının müebbet hapse çevrilmesi içi özel af isteğinde bulundular. Ancak İsmet İnönü bu sefer affetmedi. Fetih Gürcan 27 Haziran 1964 tarihinde, Talat Aydemir ise bir hafta sonra 5 Temmuz günü asılarak Bundan sonra Talat Aydemir, bir hafta sonra da Fetih Gürcan asılarak idam edildi. Zaten Talat Aydemir’inde Fetih Gürcan’ında yaşananlardan hiç ders almadığı, bizzat kendi ifadelerinden de açıkça anlaşılıyordu. Talat Aydemir ikinci darbe girişiminden sonra yakalandığı zaman kurtulursan ne yapacaksın diye soran güvenlik güçlerine, darbe girişimini kastederek, “yenisini” demişti. Fetih Gürcan ise yargılanma aşamasında yaptığı savunmasında “Ben İhtilalciyim, bu gün serbest kalırsam yine ihtilal yaparım.” diye meydan okumaktan çekinmiyordu.

Yazıyı oylar mısın ?

CEVAP VER

Lütfen yorum yazınız !
Lütfen isminizi giriniz